Yerler

Karadeniz kıyılarından başlayıp Körgıran’a; Maksutlu Köyü’ne kadar uzanan 5 Km. hatta kurulu, dağınık evleriyle yaşama tutunan Çürükeynesil adında bir köydük. Zaman içinde Görele merkezin mahalleri olarak bölüne bölüne Cillu Mezarlığı’na kadar çekildi sınırları.

Kabataş'tan küçük bir kesit. 

Çanakçı yolundan Korkmaz Çeşmesi'nden suyumuzu içeröyle başlardık yolculuğumuza. Sora Kör Çeşme'ye kadar dikine çıkardık Alacannu bayırını. Ordan aşağısı kolay geçerdi. Oyrak çeşmesinden istemeyerek içerdik; çünkü bu suyun namı pek iyi değildi, karın ağrısı yapardı. Eğer ço susamışsak es geçerdik orayı.

Mahmudun (rahmetli, rahmetli babaannemin öz kardeşidir) Değirmeni'nin değirmenine inen şavultusu kulaklarımızda Kemer Köprü'yü geçer tekrar dikine vururduk. Kacaru suyuna kadar ulaştık mı geri kolaydı. Kan kana içerdik buradan şifa niyetine. Sonra arkurudan Daşboğazına varılır. Burası, şimdi Osdu Ömer'in evinin başından Cillioğlu Mahallesi'ne giden yolun sapağıydı;  5-6 metre uzunluğunda, 1 metre kadar eninde ve kocaman karataş parçalarından yapılmış bir setti. Gönül isterdi ki yol yapımı sırasında burası korunmaya alınsın. Ne gezer bu tür yerlerin önemini maalesef yeni yeni kavrıyoruz. Yaşlı genç oturulur geçmişten, gelecekten en derin sohbetlerin yapıldığı mekandı. Yukarı mahallelere gidecekle Cillioğlu sakinleri son sohbetlerini yaparlar, yollarına devam ederlerdi.

Bu yazıyı okuyanların Daşboğazı sohbetlerine ilişkin anılarını göndermelerini bekliyorum. Öyle diyebilirim ki Çürükeynesil tarihi burada yazılmış olup burada yatmaktadır.

Ardından Cillioğlu Mezarlığı geçilir ve köpücekten Kahveyanı'na geçilip yeniden Kabataş yokuşuna dayanılır.

Ve ikinci tarihsel mekan, Kabataş dinlebme tesislerine gelinir. Burasını bilmeyenler öğrensin ve mutlaka ziyaret etsinler. Çok önemli ve tatlı sohbetlere tanıklık etmiştir Kabataş. Muhteşem de bir manzarası vardır. Güzel sohbetler ve dinlenmiş dinlenmiş bedenler yeniden yola koyulurlar.

Kabataş'ı birz geçince Mücevezli veya Ortaköy mevkiindeki yol ayrımına gelinirdi. Mahalleye giren yol burayı da bozmuş: Taşboğazı'nın üçte biri kadar olan küçük bir dinlenme yeri de orada vardı. Yanılmıyorsam dört- beş kişinin oturacağı ebatlarda karataşdan yapılma bir setde orada vardı. 

Gandul yoluna sapar Pavligıranı yolcuları. Diğerleri İncirli Kaş yönüne devam ederler.

Mamugil sapağı çıkar karşımıza bu arada.

İncirlikaş son değildir elbette. Ardından Certdemük altı ve camiyanı. Ah Camiyanı hayatı tanıdığım kutsal mekan. 

 

Kabataş'tan uzaklara doğru iki ayrı bakış, biri Sis Dağı'na, diğeri Göreleburnu'na doğru.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile