AHMET KAÇAR

Gözümüzle görmediğimiz halde var saydığımız bir değeri kapı girişlerine sembolik armada olarak asıp, övüncümüzü içeri girenlerle hep paylaşarak kendimizi anlatmak istemişizdir. Oysa böyle bir gururu hayallerde, hatta gökyüzündeki yıldızların ara derinliklerinde aramanın, hiç mi hiç bir anlamı bulunmamaktadır. Çünkü o aradığımız şey bizim burnumuzun dibinde hep var olmuş ama biz onu bir türlü bu güne kadar anlayıp fark edememişiz. (SALİH KIRTORUN)

 (FOTOĞRAF: HÜSEYİN YAYLA)

Ahmet Kaçar..

İnsanlar kendine ait olan varlığın kıymetini ne kadar anlayıp biliyorlarsa, her halukarda bizlerde o kadar anlayıp bilebiliyoruz. Gözümüzle görmediğimiz halde var saydığımız bir değeri kapı girişlerine sembolik armada olarak asıp, övüncümüzü içeri girenlerle hep paylaşarak kendimizi anlatmak istemişizdir. Oysa böyle bir gururu hayallerde, hatta gökyüzündeki yıldızların ara derinliklerinde aramanın, hiç mi hiç bir anlamı bulunmamaktadır. Çünkü o aradığımız şey bizim burnumuzun dibinde hep var olmuş, ama biz onu bir türlü bu güne kadar anlayıp fark edememişiz.

Ancak başkaları haber yapıp köşe yazılarına taşıyınca veya en üst seviyede birilerinin ziyaret ederek hal hatır ettiğinde, onun varlığını ve kimliğini anca hissedebilmişiz. Oysa o bizim köyümüzün çok önemli bir varlık değeri, ana ve babamız kadar bize yakın birisi.. Onunla aynı köyün yollarında yürümüş, aynı çeşmenin suyunu içmiş, havasını birlikte teneffüs ederek karşılıklı selamlaşıp hal hatır sormuşuz. Yani birbirimizin üzerinde hak sahibiyiz.

Farkındalık denen olgunun kullanımında ona yeterli değer ölçüsünü başkaları kadar verememişiz. Allah vergisi yetenekleri ile yazarak aldığı bu günkü ünvanında hiç kimsenin en ufak bir katkısı olmadan büyümüş hakkı olan şöhreti kendi kendine yakalamasını bilmiştir.

Bir belgesel çekimi için TRT kurumunun bir İl Valisinin, Görsel ve yazılı basının ve de bir çoklarının önemli bir şeyleri olmazsa köyümüz Çürük Eynesil de ne işleri olur. Hiç bir işleri olmazdı.. Eğer o köyde, ülke çapında önemli ve seçkin güfte yazarımız Ahmet Kaçar abimiz olmasa idi..

Adamlar İstanbul'dan, Ankara'dan kalkıp gelmişler, köyümüze.. Onunla röportaj yapmak onu tanımak için, Çünkü bu faniyi bu sanat sahibi üstadı yerinde görüp incelemek, ilham kaynağını aldığı köyünün doğasıyla birlikte tarih sayfalarına not düşmek için.

Ne kadar inanırlar bilmiyorum ama köylümüz olmasına rağmen bir çoğumuz onu evinde ziyaret edip kapısını çalmadık bile.. Nasıl olsa yolda izde görür selamlaşırız diye..

Başkaları gelip onu bizden önce köşe yazılarına ve ekranlara taşıyıp övdüler..Bizler Onu hep radyolardan Tv lerden vede başka ses sanatçıları ile sunuculardan dinledik, ama hemen yanıbaşımızda onun meclisinde oturup ses tonundan gözlerinin içine bakarak o zevki tadarak izleyemedik.

Dedik ya; insanlar, elindeki kıymetin ağırlığını başkalarının bakışından, ona olan ilgisinden görerek birazda haset ederek öğrenmişler. Bizde de öyle olmuş farkına varmadan.. Bizlerden biri olan, Allah'ın bizlere verdiği bu nimetin kıymetini onlar kadar bilememişiz.

Önde gelen sanatçı dünyasının ilgisini kendine çekerek devlet ile birlikte köyümüze gelmelerine vesile olan ve Görele ile Çürük eynesil'in yan yana anılmasında emeği geçen bu üstadımıza karşı manevi bir yükümlülüğümüz olduğunu düşünüyorum.

Acaba onun adına, köylülerimizide bir arada toplayacak etkinlikler, tertip ederek, geleneksel tanıtma ve anma günleri ile onu ölümsüz hale getiremez miyiz.

Görele, kendinden doğarak kendi boyunu aşmış diğer Görele'li üstadlarımızın bu konuda kıymetini bilerek değerlendirdiğini pek söyleyemeyiz. Ama, bizim eski ve yeni Çürük eynesilliler konuya inanır peşini bırakmazlarsa bir gün bunun olmaması için her hangi bir neden kalmayacaktır.

Kaçarû granındaki sessiz dünyasından onu duyanlara sanatı ile hayat veren güfte yazarı ve hiciv üstadı değerli büyüğümüz Ahmet Kaçar'a sağlıklı uzun ömür dileklerimizle minnet ve şükran duygularımızı sunmak istiyoruz.

 

Salih Kırtorun

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile