Cülenin Esma

Herkes onu aile reisliğinin ötesinde, fakirlik ve yoklukların ve de çaresizliğin içerisinde devleşip güçlenmiş bir sembol kadın ana olarak tanımakta, bağı bahçesi olmayan kalabalık bir ailenin karınlarının nasıl doyurulduğunu hem gıpta ederek hem de merakla izlemektedirler. (www.kirtorun.com"dan alınmıştır.)

Zaten kıtlık, köylünün genelde sırtında taşıyıp bir türlü yere düşüremediği önemli bir kamburdur. Ne yapacağını şaşıranlar, kocalarını ya da çalışma çağına gelmiş çocuklarını gurbet kapılarına atmanın yollarını aramaktadırlar.

Esma, hali vakti yerinde Ustaoğlu ailesinden Bilal’in kızıdır, kaçarak aldığı kocası Selime’nin Mustafa, normal köy işlerinin yanında düğünlerde davul çalarak geçinenlerdendir.

Her yönden güneşle rüzgarı birlikte alan deniz manzaralı, diğer köy ve vadilerini bir bakışta resmeden özel ve sade bir mekana sahipler. Evlerine bitişik merdiven önünün sol tarafı açık ve dikdörtgen şeklinde sundurmalı, taflan ağaçlarının korunağında havadar bir hayvan barınağı…

Burası cins bir öküzün beslendiği, yaptığı özel muamele işlerinden gelir elde edilen, gerek köyünün, gerekse de komşu köy ineklerinin tutulmaya getirildiği çiftleştirme yeridir.

Evleri ile evlerimizin ara boşluk mesafesi avuç ayası biçiminde olması, görüntü ve ses duyumunun daha yakından izlenmesiyle, samimi komşuluk ilişkilerimizi de beraberinde getirmektedir.

Kaderleri yoksulluğa bağlanmış iki aile için normal komşuluk dışında, telepatik duygusal yakınlık da söz konusudur. Başka mahalle ve köyden gelenlerin tek geçiş güzergahı bizim evin yanıdır. Bu nedenle ziyaretçilerinin tarafımızdan ister istemez hem görünüyor hem de gözleniyor olmasıdır.

Öküzüne giderken yularından sımsıkı tuttukları ineklerinin, yerinde duramaz halini, kıpır kıpır, hoplayıp, zıplayarak zor zapt edildiklerini, hayvanın sanki sevgilisine koşan bir sevdalı gibi olduğunu görmek mümkün. Sahibi tanıdık ise sohbet, yabancı ise tanışma fırsatını değerlendirenlerden biri de biz olmaktayız.

Dönüşte, Esma Ana’nın öküzünden, cins ve soylu bir yavru dana elde edecek olmanın hayali ile hızlı yürüyüp bir an önce evine varmak isteyen sahibini, geri geri çekerek zorlayan,>ho< su gitmiş kulakları düşmüş, eski canlılığı yorgunluğa dönüşmüş kös kös giden bir inek…

Şöhreti köy sınırları dışına taşmış bu becerikli öküzün, bazen hoşlanmayıp geri gönderdiklerinden bir kaç kez tekrar gelip gidenlerde olmaktadır. İşleri görülürse sevinerek ve fakat gözleri arkada, zoraki olarak evlerinin yolunu tuttuklarını gördüğümüz olmuştur.

Böylece köyümüzü bu konularda temsil eden ve de sahibinin ekonomisine katkı yapan madalyasız fahri elçimiz, hiç değilse hayvanlar aleminin gözünü ve gönlünü hep üzerimizde tutarak gündemde kalmamıza vesile olmuştur.

 ***

Esma Yengemiz, aynı zamanda köyümüzün keten bezi dokuma sanatını icra edenlerden… Evinde bulunan iki odadan birisine basit el dokuma tezgahı kurarak iş yeri yapmış, arta kalan zamanını burada çalışarak geçirmektedir. Annesinden öğrendiği ve uyguladığı bu mesleğin el yapımı tezgahını, İmatlı’lı bir meslekdaşından elde ettiğini oğlu Saffet hatırlayabilmektedir.

Her türlü giysinin zor bulunduğu o zaman diliminde keten göynek, Peştamal, peşgir ve diğer mamullerini üreterek, hazır halde hizmete sunmak herkesin harcı olmasa gerektir.

Türklerin yerleşim sistemlerinde olan obalar ve oymaklardan gelen gelenekler içersinde Göçebe hayatın ayrılmaz parçası olan yün eğirme ve de tarlalarında yetiştirip halat ve ip gibi çekicileri elde ettikleri kendir otunun önemi bilinmektedir.

Sapından sıyırdıktan sonra port haline getirmek için Belen yolu üzerinde var olan tokmak değirmenine götürülerek halli sağlanmakta, sivri ve uzun dişli yün tarağından geçirerek “eğircek” le elde edilen sicimleri, dokumanın çatı ipleri olarak kullanmışlar; Çarşıdan hazır aldıkları pamuk paket iplerinden de ara dokumanın mekikli git gel sisteminde örülerek keten bezi oluşumunu elde etmişlerdir.

Kırk-elli cm eninde elli altmış metre uzunluğunda dokunan keten bezinin, mutlaka deniz suyu ile yıkanarak gözeneklerinin sıkılaşması için sahil şeridi çakıl taşlarının üzerinde güneşlenmeye bırakmak ayrı bir görüntü güzelliğidir.

Köyünün ve türünün numune örneklerinden, o günkülere öncü, bu günkülere de örnek teşkil edecek kadar iz bırakan meslek erbabı…

Bir bakıyorsunuz, Kaptan’ların Hava yenge ile Düğünlerde birlikte baş aşçı.. Ve de kadınlar arası takı toplama merasiminde orta çığırtkanı, cazgır…

Bir bakıyorsunuz Cenazelerde ölünün başucunda ağlayanlara öncülük eden daha fazla gözyaşı için ağıtlar söylerken görmek mümkün;

Komşuların kötü gününde, iyi gününde, her yerde, o var..

Ne kocasının yoksulluğundan nede hayatın yorgunluğundan hiç mi hiç şikayetçi olmamış, o hep çalışmış, ekmeğini taştan çıkarmak, zorlukların üstesinden gelmek için çalışmış, fakirliğe yokluğa meydan okuyarak ailesinin ayakta kalmasını sağlamıştır.

Gelecek nesillere aktarmak amacıyla yazmadan edemediğim, bir koltukta birden çok karpuzu taşıyan ender insanlardan Karadeniz’e has Anadolu Kadını… Cülenin Esma’yı. 

Salih KIRTORUN

Yorumlar 

#3 Salih KIRTORUN 
2010-10-2719:06:16 Yorum ve cevap..
Elbette o eski yokluk günlerin çilesi ile yoğrulmuş soylu ve güçlü kadın analarımızın hiç birini bir birinden ayrı tutmak gibi bir anlayışımız yoktur. 
Yaşadıkları zaman dilimi içersinde varlıklarını nasıl hissettirdilerini cülenin Esma yengemizle başlayarak güncelleştirip yazmaya çalıştım. Diğerleri içinde verileri ile birlikte zaman ve zemin bulduğumda aktarmaya gayret edeceğim. Ancak benim gibi çok uzun yıllar uzakta kalan biri için oldukça zor olmaktadır. 
Bu konuda genç kardeşlerimin devreye girerek ilgilenmelerini umuyorum. Çok değil bir iki kuşak öncesinde ki değerleri yanıbaşlarında duran büyüklerinden sorarak sitemiz sayesinde ölümsüzleştirebilirler. 
Çürük Eynesil'in geleceğinde emeği ile nesiller yetiştirerek iz bırakmış bütün kadın analarımızı saygıyla anarak ahirete intikal edenlere sonsuz rahmet diliyorum.
Salih Kırtorun

 

#2 Nedim Torun 
2010-10-0222:47:17 Abi, çocukluğumuzun abide kadınlarından Cüle'nin Esma'yı anlatmak bu kadar olsa gerek!
Ama, bir de şu var ki, o kadınlarımızın hangisini diğerinden ayırabiliriz?
Cüle'nin Esma ve diğerleri… Hepsi Çürükeynesil Köyü'nün hiç batmayacak yıldızları…
Elbet diğerleri de yer almalı bu sayfalarda. 
Ve onlar ki hep yaşayacaklar ve yaşatılacaklar.
Eli tuşlara basan can dostlar, ağabeyler, kardeşler… var oldukça.
Sağ ol!

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile