Bizim dernek...

16 Ocak 2011 günü Sağlık ve Maksutlu Köyleri Derneği'nin bilgilendirme toplantısı için Beykoz'dan organize edilerek davet edilenler arasında bende vardım.  Büyükdere Çayırbaşı Dağ Evleri Mevkii'nde yeni taşındıkları dernek merkezinde yapılan toplantıda... Derneğin dünü ile yarınları hakkında bilgi vererek öneriler sunan başkan Raşit  Erbaş, aynı zamanda mahalle muhtarı da olması nedeniyle birilerinin özellikle gençlerin konuya sahip çıkması halinde bu görevi devretmeye hazır olduğunun altını çizerek beyanda bulundu. 

Ekonomik yokluğun ve ilgisizliğin paralelinde gelen eleştirilerin özellikle kendisini yıpratarak hırpaladığını, böyle gitmemesi için ne yapılması gerektiğini hazır bulunanlardan duygu ve düşüncelerini öğrenmek istedi… İkram edilen pancar çorbası ile guzinede pişirilmiş hamsi pilakisi ve çaylardan sonra  konuşmalar başlatıldı…

Dernek merkezinin bulunduğu yer olan Çayırbaşı Mevkii'nden bile ilgi duyulmadığı, Sağlık Köylü Beykoz'dan gelen yanlızca Tıkıcın Mehmet ve Gadirin Osman'nın oldukları, diğer çoğunluğun Maksutlu'dan Ahmet Torun- Harun Köneçoğlu-Bekir Demir ve diğer arkadaşlardan oluşan on beş yirmi kişinin içerisinden bazıları ile birlikte şahsen bende dernek hakkında genel bir görüş belirtmiş olduk.. Ve bu arada herkesin imkanları dahilinde derneğe maddi yardım toplandı. Kemençecinin çaldığı yöre havaları ile horan oynanarak biraz olsun hasret giderildi.

***

Eskiden Çürük Eynesil olarak tek bir köy iken, sonradan Sağlık ve Maksutlu Köyleri olarak ayrışmış iki köy mensuplarının dernek adı altında yeniden güç birliği oluşturmalarına  rağmen hala gönüllerdeki bütünlüğü  kabullenemez olmanın sorununu yaşamaktadırlar. Bu nedenle de derneksel birlik ve güç hayali, kendini sadece dernek kapısı üstündeki tabelada bulmaktadır. Zamanında birliğin gücünü düşünerek hareket edenlerin ne kadar isabetli bir iş yapmış oldukları takdir edilse de, muhafaza etmekte zorlandıkları  için tenkidin içine düşmüş bulunmaktadırlar. 

Dernekler, öncelikle belirtilen amaçlar etrafında toplanan üyelerin sahiplenmesi  ile ve ekonomik verilerle desteklenirse nefes alıp yaşar. Yöneticilerinin performansı ile de kendini bularak her konuda ilgi odağı haline gelebileceğini bilerek düşünenlerdenim. Bunca yıllık kurulu dernek için suçlu arayıp bulmak eleştiri getirmek oldukça kolaydır. Ancak bu zaman diliminden sonra yarar yerine zarar vereceği kanaatini taşımaktayım. 
Şunu kimse söylememeli..! 

Biz geçmişte bulunduğumuz bölgede etkinlikler yaptık. Köyümüze yardımlarda bulunduk. O zaman neden bu durumdasınız!.. Kimler için ne yaptınız, hangi köyü kalkındırdınız sorusunu sordurtmayınız! 

Oturup düşünerek nerde yanlış yapıldığını tahlil ve tespitle hatadan bir an önce dönmenin yollarını arayalım diyebilmeliyiz. 

Sağlık ve Maksutlu Köyü mensuplarının içtimai sosyal ve siyasal yaşamlarında birbirilerine öylesine ihtiyaç duymaktadırlar ki.. Akrabalık ve komşuluk ilişkilerinden toplumsal  yerlerdeki duruşlarına, siyasal zeminlerdeki birlikteliğe ve de buralarda bireysel üstünlüğe ve söz sahibi olmaya o kadar muhtaçlar ki.. Bunun ancak derneğimizin varlığı ve aktivitesi ile oluşabileceği inancındayım. 

Geleni gideni ve gireni çıkanı ile haraketli, herhangi bir yayın organı ile vefatı, doğanı ve de evlenenini, toprağından haberdar eden… Siyasi ve bürokratik kademelerde yerleştirdiği adamları sayesinde köylüsünün sorunlarına çare  arayan ..Yılda  bir de olsa herkesin toplanıp koklaşmasına vesile bir dernek. Olmayacak bir şey değil. 

Gurbet elde yalnız ve dayanışmadan yoksun Sağlık ve Maksutlu köylülerimizin başka güçlerin ellerinde, onların emellerine hizmetten başka bir işe yaramayacağını düşünmekteyim. Derneğin varlığına inanan mensuplarımızın kendi kendilerini yönetme ve topluma adapte olma hakları ellerinden alınmamalıdır. Bölünüp parçalanmış bir anlayışın kimseye bir faydası olmayacaktır. 

 

Zamanında bu derneğin hasreti ile el tutuşanlar bu gün tekrar can suyunu verebilmek için kırgınlıkları ve demiş-komuşları bir kenara bırakarak bir araya gelmeli ve  dernek yeniden canlandırılarak hak ettiği yere oturtulmalıdır. Aksi takdirde kimsenin böyle bir son yaşatmaya hakları olmadığı gibi yarınların mesuliyeti de üzerlerinde olacaktır diye düşünüyorum.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile