Zehirli Sözcükler

Bu yazımda da zehirli sözcükler üzerinde durmak istiyorum. Bunlardan biri “kuzen” sözcüğü.

 Ali Püsküllüoğlu’nun “Türkçe Sözlük”ünde; Fransızcada amca, dayı, hala ya da teyze çocuğu (kız ya da erkek); TDK Sözlük’ünde ise Fransızcada amca, dayı, hala, ya da teyzenin "erkek" çocuğu olarak açıklanmaktadır.

 Bizde akrabalık bağları güçlüdür. Ancak genç kuşaklarda bu bağların yavaş yavaş çözüldüğünü fark ediyoruz.

 Peki, bu süreç nasıl işledi?

Önce kişiliklerini bozduk:

Yıllardır, Batı’ya karşı öyle bir eziklik yaşattık ki onlara!… Politikacılarımız Batılılar karşısında iki büklüm durdular ya da o ezikliği sezdirmemek için bacak bacak üstüne atıp gergin bir oturuşla maskara olup başka biçimlerde yansıttılar ezikliklerini. Aydınlarımız (!) Batılıları sürekli överek, yücelterek… öyle sundular ki sormayın gitsin!... Onlar hiç hata yapmaz, onlar çağı en iyi şekilde kavramışlar ve geleceği yaratmada tek söz sahibidirler. Onlar ne derlerse doğrudur. Sorgulamaya gerek yoktur!...Daha neler neler…

 Bu davranış ve yaklaşımlar bir de ithal sözcüklerle desteklenince ortaya zaten kimliğini bulamamış büyüklerin daha da Batıcı, ezik, kendisini toplumundan soyutlamış… küçükleri çıktı.

Gençlere sorduğumuzda, çok ama çok büyük bir kesimi ilk fırsatta yurtdışına gitmeyi düşünüyor. Hem de dönmemecesine! Bu, düşündürücü değil mi? Yurtdışında okumak nedense amaç haline geldi. Gücü yeten gidiyor. Ama nedense Batı da bizim üniversitelerimizden (tüketilmişliklerine karşın) karpuz seçer gibi beyin topluyor!

 Sonra eğitimi bozduk:

Yıllardır eğitimi milli (!) yapmaya çalışan sözde eğitim uzmanları bu durumu görüp utanıyorlar mı acaba? Sanmıyorum. Onlar da bu durumu yaratmada çok büyük suçlar işlediler. Galiba bu biraz da bilinçli yapıldı. İlmik ilmik işlendi bu süreç. Önce ilköğretim okulları bitirildi, sonra liseler ve şimdi de üniversiteler! Sonra da satışa çıkardık! Ucuz pahalı gidiyor!  

Sırada dil vardı:

O da artık gidiyor. Bir yığın yapmacık sözcük arasına zehirli sözcükler de sokuldu dilin içine. En zehirlilerinden biridir KUZEN!

 Neden mi?

 

—Gençlik önce ülkesinden, toplumundan, kültüründen… soğutuldu mu?

—Evet!

—Geride ne kaldı?

—Yakın kan bağları.

—Ne demek bu?

—Akraba, ana, baba, kardeş, çocuk…

—Sırada ne var önce?

—Biraz uzak olanı.

—Yani?

—Akrabalar; amca, hala, dayı, teyze…

—Mehmet kim?

—Halamın oğlu.

—Ayşe?

—Teyzemin kızı.

—Sevgi?

—Dayımın kızı.

—Deniz?

—Amcamın oğlu.

—HİÇBİRİNİ BİLEMEDİN!

—Neden, nasıl; ama doğru bunlar!

—Hayır, onlar KUZEN!

—Ne?

—UNUT amcayı, dayıyı, teyzeyi, halayı!…

—Sonra?

—SONRA DA ANAYA, BABAYA GELECEK SIRA! 

Unutmayalım, varlık yoksa onu anlatan sözcükler de olmayacaktır. Bir başka deyişle, kullanmadığın sözcüğün anlattığı varlıklar da olmayacaktır. Varlığı öldüremiyorsan, onu anlatan sözcükleri öldür, gerisi gelir sevgili “KUZEN”lerim!

Kimsiniz, adınız neydi, o ne?

Yorumlar 

 

#1 ali gör 
2009-05-3118:08:06 sayın değerli kardeşim nedimciğim her ne kadar güzel yazmışsan da ellerine sağlık fakat dikkatimi çeken şey yazınıza kimsenin ilgi çekmemesi çok üzüldüm. bizim toplum bu kadar bağnaz vurdum duymaz olamaz. Bakıyorum ki okuma alışkanlığını bile unutmuşuz, şimdi sen zehirli sözcükten bahsediyorsun artık bu sözcüklerde Türkçemize girmiş bulunmakta suç senin değil bizleri bu duruma getirenlerde. Babasına babişko,annesini valide diyen bir evlat teyzesinin oğluna kuzen dese ne olur. Bu toplumun eğitimsizliğinden meydana gelmektedir. Her gün televizyonda toplumun ilgisini çekmeye, reyting uğruna program yapanlar kendi örf adetlerini yapıyorlarmış gibi göstermelik program yaparak halkı kin, nefret, öfkeye alıştırmaktadırlar. Söyler misin televizyonda yemek yarışması yemeği yerler birbirlerine hakaret etmeleri sonuç karşılığı 10bintl diğer bir kanalda evlendirme neye karşı eğer malın mülkün var ise soruyorum var mı bizim örf ve adetlerimizde

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile