Babaannem "Pahal" derdi

Babaannem “pahal” derdi onlara

Halkımız “müzevir”

Onlar ki;

Diş gıcırdatırlar bir ömür

Bu yüzden, çürüktür dişleri

Karınları ağrılıdır

Hazımsızdır ve ekşiyip durur mideleri

Pis koku deposudur 

Ağızları açılmadan duyarsınız

Hastalıktan da berbat ve ötedir ağız kokuları

Özürülü yürekleri fesat yüklü

Ve

Tamir görmüşlülerdendir

Dünyanın merkezi sanırlar kendilerini

İzoledirler çevrelerinden

Aşılmaz duvarların içindedirler hapis misali

Ne aşabilirler

Ne de ulaşılabilirler

Sözleri küfürden ibaret

Yüzleri Nemrut timsali

”Pahal” dedikçe babaannem alevler dağılırdı dört bir yana

Civil civil gözlerinden

Şerareler akardı üzerimize

Ve “müzevir”i zikrettikçe halkımız

Tiksinti, öfke, korku, ikircim kaplardı benlikleri

Babaannem ve halkımız bir de

“Alavuz” deyimini kullanırdı ki;

Bu üçü yan yana geldiğinde çocuklara yönelirdi bakışlar…

Bir telaş, pür telaş olurdu anaç analar

Öfke nöbetine tutulurdu

Çocuklarına tutkun babalar

Babaannem “pahal”

Halkımız “müzevir”

Babaannem ve halkımız “alavuz” derdi

Ve

Babaannem de

Halkımızda çook çok

Ürkerdi

Korkardı

Sakınırdı

Bu gibilerin şerrinden.

 

Murat Mehmet UĞURLU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile