Kiraz (Mayıs) Yedisi

Çocukluk günlerimizden belleğimize kazınan ve izi yıllar sonra da silinmeyen ilginç olaylar vardır. İlkokula yazılışım, ortaokulun merdivenlerinden çıkışım, katır sırtında yaylaya gidişim ve yolculuğun akşamında yol üstündeki “han”da konaklayışım. Unutamadığım çocukluk anılarımdan dağarcığımı dolduran nadide kırıntılardan bazılarıdır.

Kiraz yedisini –bir kez yaşadım hepi topu- ise bunların yanında çok fantastik bir öykü gibi anımsıyorum. Rüyalar ötesi ve gerçeküstü bir filmin kalın çizgilerine benzeyen minicik, birkaç saniyelik görüntü tortusu belirir hafızamda. Yüzmeyi derede (Çömlekçi Deresi’nin Yamicak gölcüğünde) Haş Dağı’nın sıfır noktasında Çakallı Değirmeni’nin aşağısındaki gölde, dinamitçilerin öldürdüğü balıkları toplarken öğrenen biri olarak, deniz hep farklılığını korumuştur dünyamda Her ne kadar Karadeniz çocuğu olsak da derelerde geçmiştir yüzme serüvenimiz.

            Hele de hep karada yürümüş bireyler olarak deniz taşıtları hep uzağımızda, yaşamımızın içinde değil, gözlerimizin önünde ve ulaşamadıklarımız arasında olmuştur. Karada ne denli atik ve gözü kara isek de, deniz deyince ürpermişizdir. Dere taşkınlarına ve akıntı şarıltılarına alışık olan benliklerimiz, deniz dalgalarına alışmakta pek zorlanmamıştır ama deniz üstünde seyir hallerine uzak kalmıştır.   

            Belki de ilkokula bile başlamamıştım. Bir Salı günü eski iskele önündeki bir sandala doluştuk ve Elevi Deresi ağzına kadar süzüldük kıyıdan fazla açılmadan. Ha battık ha batacağız korkusu içinde süren egzotik yolculuğun derin heyecanı ile dolup taşarak benliğime işleyen müthiş hazzı ölürken de duyacağımı sanıyorum.

            Aradan geçen onca yıla karşın bir kez olsun yineleyemedim Mayıs (Kiraz) Yedisi heyecanını. Aynı heyecanı duymayacağımı biliyor olsam da birkaç arkadaşımla birlikte bu unutulmaz anımı yaşamak isterdim.

Mayıs ayının yedisi, on dördü, yirmi biri sırasıyla Haziran ayı ilk haftasına kadar sürer bu tören. Elevi ağzına kadar gelinir, sandal yedi kere döndürülür kendi etrafında ve bu arada dilekler tutulur Hiç unutmadım ve bir kez daha kayıkla Karadeniz’in büyülü atmosferini tadacağımı düşünerek bekledim Mayıs aylarını..            

Kim bilir herhangi bir Mayıs ayında bu düşüm ansızın gerçekleşebilir de.