Hepimiz Çürükeynesilli’ydik.

KÖYÜMÜZDE ENSTRÜMAN ÇALAN KİŞİLER 

MERHUMLAR

1-Ahmet Caba Kemençe
2-Kemal Caba Kemençe
3-Yunus Akgün Kaval- Düdük
4-Haşim Torun(arzu) Kemençe
5-Mehmet Torun (arzu) Gitar (tulum)
6-Sami Kaptanoğlu Zurna, Kemençe
7-Asım Kırtorun Kaval Düdük
8-Mehmet Yayla Kaval Düdük (Ahmet oğlu, Kavalda şu an seviyesine ulaşılamayan kişi.)
9-Mehmet Dülger Kemençe
10-Muzaffer Kahveci Bağlama
11-Galip Çakır Kemençe
12-Metin Demiral  Kemençe ( Rasim oğlu )
13-Refik Dikmetaş  Bağlama,Kabak Kemane (Selami oğlu)
14-Mustafa Torun Bağlama ( Salih oğlu)
15-Ahmetcan Usta  Kemençe, Davul
16-Sabri Kahveci Kaval, Düdük( Düdükle Ney sesi çıkaran kişi)
17-Mehmet Civelek  Kemençe (Hayla)
18-Mustafa Civelek Kemençe,davul
19-Ahmet Yılmaz  Kemençe ( Temelin)
20-Hüseyin Kırtorun  Kaval , Düdük (Kelçük )
21-Temel Dülger   Kemençe ( En iyi kemençe yapım ustası, Zamanın en iyi kemençe çalanı)
22-Hasan Torun  Kaval, Düdük
23-Yusuf Kırtorun Kaval, Düdük
24-Mehmet Erbaş ( Dımalak ) Kaval, düdük
25-Salih Erbaş ( Melik halilin) Kaval, Düdük
26-Rasim Maksutoğlu. Kaval, düdük 
27-Ahmet Menevşe. Kaval, düdük
28-Mustafa Yayla . (Yeni Mehmedin) Kaval, düdük

YAŞLI VE ORTA YAŞLI KUŞAK 
1-Sami Günay Kemençe
2-Burhan Caba Kemençe, Bağlama, Ut
3-Mehmet Maksutoğlu ( TRT ) Kemençe, Klarnet
4-Kemal Caba ( TRT ) Keman, Kemençe
5-Hüseyin Caba  Kemence
6-İsmet  Caba  Kemençe, Bağlama
7-Mehmet Dural  Bağlama
8-Nevzat Günay Bağlama, Ut
9-Hacı  Gör     Zurna, Kaval
10-Kadem Erbaş   Bağlama, Kemençe
11-Şükrü Kırtorun Bağlama ( Söz yazarı, besteci, kendi besteleri vardır. Yazıp ta yayınlanmayan romanı vardr.)
12-Salih Erbaş   Kemençe, Zurna, Mey, Kabak Kemane
13-Ali Erbaş     Kaval, Düdük
14-Ahmet Ekiz   Kemençe
15-Osman Kaptanoğlu  Bağlama
16-Hasbal  Kahveci  Zurna, kaval, düdük ( Komiser )
17-Ahmet Usta   Kemençe ( Aligaraman )
18-Kemal Usta   Zurna 
19-Osman Usta   Davul
20-Mehmet Günaydın  Kemençe
21-Ömer Günay  Kemençe
22-Ulvi Günay  Keman, Kemençe
23-Lütfi Günay  Bateri
24-Ahmet Kırtorun  Kemençe ( Ormancı )
25-Mehmet Günay  Kemençe, Bağlama
26-Zeki Yılmaz   Kemençe ( Polis )
27-Osman Usta   Keman, Kemençe ( Hasan oğlu )
28-Ahmet Dülger Kemençe ( Emekli Bankacı )
29-Ahmet Yayla  Kemençe ( Hasan Oğlu )
30-Hürbey Çakır  Bağlama
31-Neşet Kavcı   Kemençe
32-Coşkun Torun  Bağlama ( Sedat oğlu )
33-Ali Maksutoğlu  Bağlama
34-Kenan Aksu  Kemençe
35-Hayrettin Yayla  Kemençe
36-Bahri Menevşe  Kemençe
37-N. Yayla    Kemençe, Kaval
38-Temel Usta  Kemençe, Davul
39-Ecevit Usta  Kemençe
40-Sakıp Usta  Kemençe
41-Ahmet Kaçar Ut ( 41 kere maşallah) Şair, güfte yazarı, bestekar, 30 dan fazla eseri TRT repertuarına girmiş, Hiciv ustası, nüktedan, dahi.Nice ömürlere.
42-Ahmet Torun Kemençe.( Emekli Öğretmen )
43-Ahmet Torun Kaval, Düdük ( Bölge Muhtarı )
44- Hasbal Kahveci ( Emekli Astsubay , Bandocu saksafon )
45-Salih Gör Kemençe, Kaval
46-Halis Çakır Bağlama 
47-Davut Uğurlu Kemençe (Hem yapar, hem çalar; Öğretmen, Ömer Oğlu)

GENÇ KUŞAK 

1-Haşim Torun     Kemençe , Zurna ( Folklor ) ( Kemençe Virtöüzü, Uzay KemençecisiBu isimler, dört yıl önce Bursa Giresunlular festivalinde takılmıştır.)
2-Cenay Günay     Kemençe ( Folklor )
3-Namık Kırtorun  Davul
4-Ergin Usta  Kemençe, Davul
5-Sezer Usta  Kemençe
6-Uğur Yayla  Kemençe ( Ömer Oğlu )
7-Fatma Günay  Keman ( Nevzat Kızı )
8-Ali Günay  Ney ( Nevzat oğlu )
9-Gülmaviş Ekiz  Keman (Aydın Kızı )
10-Caner Usta  Org ( Recep oğlu )
11-Metin Demiral  Keman ( Ünal oğlu ) 

KÖYÜMÜZÜN ESKİ KUŞAK HORANCILARI ( FOLKLORCULARI ) 

1-Ahmet Yılmaz ( Temel’in Ahmet )
2-Ömer  Yılmaz ( Temel’in Ömer )
3-Ömer  Kavcı   ( Ömercen ) ( Horanın babası)
4-Sabri Kahveci ( Horanın duayeni)
5-Ömer  Kahveci ( Horanın duayeni)
6-Halil Kahveci ( Bıçak oyununun ustası)
7-Bekir Usta   ( Ustu Bekir ) ( Horancının piri)
8-Alibey Usta ( Horanda Kendinden Geçerdi)
9-İbrahim Tanka ( Tonguğun İbrahim ) ( Horancı başı)
10-Hasbi  Kavcı  ( Yapca’nın Hasbi ) ( Güzel horan oynardı)
11-Mehmet Torun  ( Arzu Tulum Mehmet ) (Bıçak oyunu oynarken, ağzındaki bıçağı yere diken kişi)
12-Osman Kaçar ( Horanı oynarken çok süslerdi)
13-Mustafa  Demiral ( Haylu Mustafa ) ( Müthiş horancı)
14-Mustafa  Civelek  ( Selime’nin Mustafa ) ( Hem horancı Hem çalgıcı)
15-Yunus  Akgün ( Gozmuğun Yunis ) ( Çok yönlü Usta)
16-Mehmet Kırtorun ( Horanın danscısı)
17-Halil  Kırtorun ( horanın komutcusu)
18-Mehmet Aksu  ( Hasanu Mehmet) ( Ayak parmak ucuyla oynardı)
19-Asım Kırtorun ( Ayak parmak ucuyla oynardı)
20-Mehmet Ergin ( melegu, mamudu) ( Belini S şeklinde kırarak oynardı) 

        Merhumları rahmetle yad ederek, bu zamana kadar duymadığınız bir kaç anıyı sizlerle paylaşmak istedim.

          Yunus Akgün Amca, 1915 doğumludur. Askerliğini Erzurum da yapmaktadır. Çok güzel uzun hava ve Türk sanat müziği söylemektedir. Kaval ve düdük de çalmaktadır. Doğuştan sanatçı ruhuyla dünyaya gelmiştir. Babası Mehmet Amca da tutucu, tavassuf bir ailedir.

         Yunus Amca’nın bu yetenekleri, askerde komutanının dikkatini çekmiştir. Komutanı O’nu postası yapar. Yunus Amca’nın sarı gümüş düdüğü yanındadır. Boş zamanlar da komutan Yunus Amca’ya uzun hava, sanat müziği söyletmektedir.

         Bir gün, komutanı Yunus Amca’yı yanına alır, Erzurum Radyosuna götürür. Radyo da Yunus Amca’yı dinlemişler ve çok beğenmişlerdir. Yunus Amca’ya askerlik bitişi radyoda çalışmayı teklif etmişlerdir. Hatta sıkça askeri kışlaya da gidip gelip bir isteğin var mı diye de haber almaya başlamışlardır.

        Teskereye üç ay kala, “memlekete mektup yaz, teklifimizi büyüklerine bildir” demişlerdi. Yunus Amca da babası Mehmet Amca’ya mektup yazmıştı. Mektubunda durumu özetlemiş, babasına “Ne diyorsun, müsaade var mı? baba” demişti.

        Mektubun cevabını dört gözle beklemeye koyulmuştu. Komutanı da çok istiyordu sanatçı olmasını. Komutanlığı süresince böyle yetenekli askerle karşılaşmamıştı.

        Mehmet Amca oğlunun asker mektubunu almış, okumaya başlamıştı. Mektubu okumuş, boğazı düğümlenmişti. Cevabını da yazmıştı.”Oğlum Yunus” diye başlamıştı. “Ben kalmana razı değilim, şayet kalırsan seni evlatlıktan redderim.”

         Yunus Amca babanın tek erkek çocuğudur.Yunus Amca mektubu almış, hemen okumaya başlamıştı. Mektubu okumuş, sağ omuzu düşmüştü. Derin bir soluk almıştı. Ne de olsa babaydı. Askerliğini bitirmiş, bir aklı radyo evinde, bir aklı komutanında köyünün yolunu tutmuş, eve gelmiş, babasının elini öpüp,yeni hayatına başlamıştı.

          Bizim kuşak, Yunus Amca’nın sesinin güzelliğini, Camide cemaate Bayram namazı niyet ettirirken duymuştu. Sesinin tonu Camiye sığmıyordu.

          Haşim Kaptanoğlu Amcamız, arkadaşlarıyla birlikte Sayit Mahallesine doğru yayan, laflanarak gelmektedirler. Oğlu Sami Amca da Ayı kaşı mevkiinde mal otlatmaktadır. Sami Amca malın yanında zurna çalmaktadır. Haşim Amca, oğlunun zurna çaldığını bilmemektedir.

          Gacaru çeşmesinin yanında bir yol soluklanırlar. Zurnanın sesi de kulağa hoş gelmektedir. Haşim Amca, arkadaşlarına döner: “Kim çalıyorsa essah çalıyor, zurna böyle çalınacak” der. Arkadaşlarından birisi boş bulunur, ağzından kaçırır.” Çalan sizin Sami ya” der.

          Haşim Amca “Bizim Sami’mi” der. “O’na söyleyin, öyleyse O benim oğlum değil, Elekcilerin oğludur” demiş. 

         Arzu Mustafa Amcam, “Ada sahillerinde bekliyorum” şarkısını Arapça söylüyormuş. Yoldan geçen Arzu Mustafa Hoca Amin duası ediyor diye diz çöküp amin ediyormuş. 

          Temel’in Ahmet Yılmaz Amca, gençliğinde çarşıya Kuran dersine giderken, Musafı siyah bez çantada sol kolunda asılı, zurnası elinde çala gene çarşıya iner, çala çala köye çıkarmış. 

           Yıl 1939. Eylül Ayı’nın ortalarına doğru, Bükreş’te Balkan ülkeleri Folklor yarışması yapılacaktır. Ülkemizi yarışmada Giresun Görele horancıları temsil edeceklerdir. 

           Horancıların folklor elbiseleri, Köse’nin Halil Gürel Amca tarafından yaptırılır. Haki pantolon, lacivert ceket, siyah uzun bacağa yapışık deri çizme, çifte beyaz hase işlik, köstekli zencirli saat, kasatura, zincirli gümüş tabaka…

           Görele’den hazırlanıp yola koyulurlar. Giresun’a varırlar. Giresun’dan tekrar geri dönerler. Alman orduları, Polanya’ya saldırmış ikinci Dünya Savaşı başlamıştır. Folklor yarışmasının, onlar Giresun dayken iptal edildiği haberi gelir. 

           O Onura erişmiş Göreleli merhumların netleştirdiğim isimleri ve köyleri:

1- Piçoğlu Osman Kemençeci  Daylı Köyü
2-Hüseyin Kırcı  horancı    Kırıklı Köyü
3-Hacı Ali Özdemir horancı  Haydarlı Köyü
4-Sabri Kahveci horancı    Çürükeynesil Köyü
5-Ömer Kahveci   horancı    Çürükeynesil köyü
6-Mustafa Demiral horancı  Çürükeynesil köyü
7-İbrahim Tanka  horancı   Çürükeynesil köyü
8-Alibey Usta horancı      Çürükeynesil köyü 

          Yine Devlet Büyüklerimizin Giresun’a geldiği zamanlarda horancılarımız Görele den istenmiş. Horancılarımız Devlet Büyüklerine Giresun’umuza hoş geldiniz horanlarını sunmuşlardır. Hacı Ali Dayı kemençe çalmıştır. Bir kardeşimde fotoğrafları vardır. İstedim gönderirse O’nu da sizlerle paylaşacağım. 

           Dört yıl önce, Bursa da Giresunlular festivali yapılacaktır. Belediye Başkanımız, Ertuğrul Melikoğlu da davet edilmiştir. Giderken Görele horan ekibini de götürür. Festival alanında otuzun üstünde kemençeci vardır. Sıra Görele’ye gelir, başkanımız ismiyle tanıtılır, alkışlarla horan ekibimiz oyun alanına gelir, folklorcular seramonide izleyicileri selamlarlar, başlarını öne eğerler. Haşim, Tamzara’nın üzümü ve Giresun Eşref Bey havalarını çalar. Horanla, Giresun karşılamasıyla sürer, folklor gösterisi de biter. Belediye başkanımıza ” bu kemençe çalan genç kim, bu genç nereli? ” diye sorarlar.

          Kemençeciler ve halk yanlarına üşüşürler.” Bu genç, uzaydan mı geldi? Bu uzay kemençecisi” diye söylerler. Sonra ne olur, biliyor musunuz? İki tane kemençeci kemençelerini oturdukları masanın altında bırakarak festival alanından uzaklaşmışlardır. Gurbette doğup büyümüşler için yazıyorum. İlçemizde Sağlık Köylünün yanında ben horancıyım, ben kemençeciyim diye pek konuşan olmazda. 

          Evet, Değerli dostlarım. Çürükeynesillilik böyle bir kültür birikimlerinin sonucudur. Köyümüzü ayrı kılan bu özellikleridir. Sonradan ne olmuştur: Uydurma köy, uydurma mahalleler üretilmiştir. Soruyorum, Sen Nerdensin? Ben Yeşil Tepeliyim. Ben Aydınlık Evlerdenim. Ben Cillioğlu Mahallesindenim. Ben Maksutlu Köyündenim. Ben Maksutlu Kandahordum, şimdi Gültepeli oldum. Ben Kilise Beleni’ndenim, şimdi yerlerimizin tapusu Haydarlı Köyü yazıyor.Yunanistan da batı Trakya Türklerinin de tapusunda Yunanistan yazıyor ama, ben Yunanım diyeni görmedim. Hepsi ” Biz Türküz”, “biz Osmanlıyız” diye haykırıyor. Şimdi size ve bize ne oldu? 

         Sittir gidin başımdan; hepiniz, hepimiz Çürükeynesilliydik, Çürükeynesilliyizde. Sağlık Köyü ise, Çürükeynesil Köyü’nün Demirbaş defterinde birinci sırada kayıtlıdır. 

          Hoşça kalın. Sağlıkla, sağlıcakla, Sağlık Köylü kalın.

#7 Mehmet KÖŞNEK 
2010-02-0317:50:26 ya arkadaş gece uyumadan bunlarımı sayıklıyorsun. 
bizim Kenan hoca ile Seferin Tuncel de kemençe çalmaktadır.
Ayrıca bizim muhtarın kardeşi İbo da kendini bölgenin en iyi zurnacısı olarak görmektedir…

#6 sıtkı çakır 
2009-12-2911:56:18 Eleştirilere devam etmek istiyorum.Zira sayfa sığmadığı için 2.sayfaya devam ediyorum.Muhtarların ismini vermeden olmuş yada olması gerekenleri dile getiriyorum.Mesala senenin belli aylarında köyümüzde olmamıza rağmen muhtarlarımızı köyün yollarında göremiyoruz.İllaki sorunlar,görüşlerimiz ve tanışmalarımız,düşüncelerimizi görele de pazar kurulduğu veya cuma -cenaze namazlarındamı olacak?Köyümüzün okulu da bir başka sorun.Hukuk çözer inşallah.İyi çalışmalar.

#5 sıtkı çakır 
2009-12-2908:24:47 köyde eskiye göre az kişilerin olması üstelik belediye suyu olmasına rağmen köyün suyu uzun bir dönem olmaması düşündürücü.Üstelik bol yağış alması bir artı.Çankırıda bir köyde gördüm elektrikli su pompası kuymuşlar 7-8 km öteden su getirmişler ayrıca evlere de su sayacı bağlamışlar .Muhtarlık tarafından çok cüzi bir para toplanarak su gideri ve köyün ufak tefek giderleri karşılanmakta olduğunu gördüm.Gelir düzeyine baktığımız zaman biraz biz onlardan iyiyiz.Ancak onlarda bizim gibi gurbetcisi çok olan bir köy.Tabiki böyle bir uygulama bizde olurmu bilinmez ama suyun bu kadar bol olduğu köyümüzün çeşmeleri kuru olması ilginçtir.Bir başka konuda yolumuz.Eskiye bakarsak yolumuz fevkalade güzel ,ancak cami yanına yaklaştığımızda ufak tefek bozukluklar çok ama çok kötü .Sorunun daha çok büyümeden halledilmesi kazanç acısından önemlidir.Mezarlığımız her iki mahalle muhtarlığının çalışmaları ile temiz ve güzel, ayrıca tşk. ederiz.Şimdiden çalışmalarınızda başarılar dilerim.

#4 sıtkı çakır 
2009-12-2308:24:06 Duyduğum kadarı ile rahmetli selimanu Mustafa(çakır) yani büyükbabam düğünlerde davul çalarmış.Bende bağlama çalmaktayım.İyi çalışmalar.

#3 Ahmet Torun 
2009-12-0817:18:51 Enstrüman çalan merhumlar
24-Mehmet Erbaş ( Dımalak ) Kaval, düdük
25-Salih Erbaş ( Melik halilin) Kaval, Düdük
26-Rasim Maksutoğlu. Kaval, düdük 
27-Ahmet Menevşe. Kaval, düdük
28-Mustafa Yayla . (Yeni Mehmedin) Kaval, düdük

Unutulan Cevherleri de yazmak, boynumun borcudur.
Listeye eklemek de Değerli Yavuz Uğurlu Öğretmenimin.

#2 Nedim Torun 
2009-12-0718:17:03 Ellerine sağlık Ahmet Hoca’m. Aynı kuşağız; ama inan çok şey öğrendim, gönendim. Çok geniş bir araştırma yapmışsın. Sağlık Köyü’nün, bırak Görele’yi, Giresun’da ayrı bir yeri olduğunu biliyorum. Bu bir ayrımclık değil elbet. Yetiştirdiği aydınıyla, sanatçı yanıyla, aydınlık yüzüyle köyümüz gerçekten bir tane. Diyorum ki, acaba “Çürük” Eynesil olmamızın nedeni de bu mu? Neden “çürük”? Bir merakım da bu. Araştırmaya değer değil mi?
Sevgi ve selamlarımı iletiyor, başarılar diliyorum. Sağ ol!

#1 Murat Mehmet UĞURLU 
2009-12-0619:19:55 İşte muhtar, işte hizmet. Kendini tanımayan, benliğinden haberdar olmayan ne bireyler, ne de toplumlar asla mutlu olamazlar. Kuru yaprak misali oradan oraya amaçsızca savrulup dururlar.

Kimliğiniz ve aidiyetiniz yoksa, geçmişiniz de yotur, geleceğiniz de olmaz. Köklerinizle buluştuğunuz oranda sağlıklı ve güvende hissedersiniz kendinizi. İşte size en yetkili ve elden kültürel miras aşısı.

Teşekkürler sonsuz değerli öğretmenim ve muhtarım.