Gurbetten Sılaya Mektup

Yıl, 1978 öğretmenliğimin ilk yılı. Mardin’in Midyat İlçesinin Şenköy İlkokulu öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Memleketten diğer bölgeye ilk çıkışım. Kalbimin yarısını görev yerime getiremiyordum bir türlü. Görev yaptığım köy ana asfalt yolun kenarındaydı. Ankara’dan otobüse biner, köyümde inerdim. Kaldığım ev, ana yolun kenarındaydı. Midyat’tan kalkan otobüsleri seyrederken, hep sömestri tatilini hayal eder dururdum. Köy rüzgârlı havalarda çok tozlu olurdu. Tozlar, havaya karıştığında sisli, dumanlı bir görünüm kazanırdı. 

Patates kızartması ile makarna baş yemeğimdiler. Yanımda çalan radyodan Türkiye’nin sesi radyosunu dinlerdim sürekli. İki günde bir radyodan istek parçası olarak yola çıktım Mardin’e, düştüm senin derdine türküsü sanki beni takip ediyormuşçasına çalınırdı. O yıllar, mektupla haberleşmenin geçerli olduğu yıllardı. Yazılan mektup 20 günde ulaşırdı, varacağı yere. Çoğu da kaybolurdu.

Eyy! Eşi benzeri, başka güzeli olmayan, Sağlık Köyü’nün dünya güzeli insanları; Şenköy’den saygı ve selamlar. Sizler köyümüzdesiniz. Ben ise, tozlu dumanlı, patetesli makarnalı yaşamın içinde, Ankara’ya hareket edecek Hakiki Koç otobüsünün hareket saatini mutlu bir anı olarak beklemekteyim diye ilk mektup satırlarımı yazmıştım. 

Şimdi ise internet sayesinde, sıladan gurbete döndü yazımız, mektubumuz. Köyümüz sitesine günde ortalama 80 okurun girdiğini görüyoruz. Siz site sakinlerine, köyümüzün kültürünü, örf ve adetlerini, folklorunu, insanlarımızın kendine has özelliklerini hikâyeleştirerek, sizlerle paylaşmak istedik. Merhumları yad ederek, hayattakileri ise sevgilerine layık olarak yazmaya çalışacağız. Hiç kimseyi kırmadan, sizlerin de hoş görüsüne sığınarak, kültürümüzü geçmişten günümüze kadar yaşatanların anılarını bizden sonraki kuşaklara eser olarak bırakabilirsek ne mutlu bizlere. 

Köyümüz, yöremizin en eski tarihi köylerinden biridir. Sizlere şimdi sorsam; köyümüzde eskiden Nuri Dural Amca’nın Tepe Çit’te ve Nemci Hocamların Çolaklıdaki bahçesinin olduğu yerde yörenin at yarışları yapılıyordu desem inanır mısınız? Amcam Tulum Mehmet’e Sivastapol Limanında bir Rus kızının görüp aşık olduğunu, ona elindeki Gitarını hediye ettiğini de söyleyebilirim. Çocukluğumda gitarı, dedemin harmandaki yıkılan evinin taş duvarının üstünde bulmuştum. Telleri kopuktu. Bunu yıllar sonra Ahmet Kaçar Abimize anlattığımda, Sivastapol Limanı hikayesini Ahmet Abi’den dinlemiştim. Yöremizde en çok kemençe çalanın yine köyümüzde olduğunu söyleyebilirim. İlçemizin yerleşik bazında köylerinin ilkokullarından mezun olup, en çok üniversite ve yüksek okul mezunu yine köyümüzdedir. 

Ne var ki, deniz kıyısından Karadere sınırına kadar, tek köy iken demokratik açılımların sayesinde Maksutlu Kandahoru da sayarsak 3 köy, 3 mahalle olmuştur.Kilise Beleni mahallemiz, ne gariptir ki, kimlikleri Sağlık Köyü, Mezarlıkları Sağlık Köyü, toprak tapuları ise Haydarlı Köyü olarak yaşayacaklardır. 

Ahmet Kaçar Abimizin güftesini yazdığı, kemençe üstadı Sami Günay Amca’nın çaldığı, TRT müzik dairesinin bestelediği Memleketim Görele türküsünün sözlerini yazmak istedim. 

MEMLEKETİM GÖRELE 

Bayrağım, ayla yıldız
Memleketim Görele.
Dağlar, iskele sancak
Yollar, vira güzele.

Çömlekçi Deresi’nde
Gidersin kuru sele. 
Eynesil, çavuşlu
Çanakcı, Görele

Ağzına alacaksan
Önce çek, bir besmele. 
Dokuzgöz Yaylası’ndan
Hep böyle haber gele.

Çember başa bağlanır
Peştemal ince bele.
Ben bir koyun olayım
Sen kuzu, bana mele. 

Eynesil, Çavuşlu
Çanakcı, Görele
Ağzına Alacaksan
Önce çek, bir besmele. 

Söz: Ahmet Kaçar 

             Ahmet Kaçar Abimizin bestelenmiş bu şiiri beni de Köyümüz Sağlık Köyü şiirini yazmaya iteledi. Umarım beğenirsiniz.   

KÖYÜMÜZ SAĞLIK KÖYÜ 

Alamadım yar seni        
Bana yaptılar büyü.      
Köyümü soruyorsan     
Köyümüz Sağlık Köyü.   

Mahalle Cillioğlu        
Köyümdü, şimdi hanı
İlk mahalle köyümün
Mezarlık, Okul Yanı.   

Parmağımı kestiler
Sarmadım yarasını.
Dere sesini dinler
Mahallem Manasırı. 

Hamsiyle dolduruyor       
Balıkcı takasını.                 
Kaptanoğlu bekliyor         
Şu Devge Yakası’nı.           

Dört bir yana nam saldı     
Haşim’in kemençesi.           
Tepeden dereyedir              
Torunlu Mahallesi.               

Çalışkan köylümüzün
İnsanları çok farklı.
Köyümün omurgası
Mahallemiz Çolaklı. 

Ezanı dinler iken                
Görmedim uyuyanı.          
Camisinden alıyor             
Adını Camiyanı.                  

Adını kimler koydu         
Kim koyduysa rahmetli  
Evler yola yapışık            
Mahallemiz Ahmetli.       

Araba her gün çıkmaz
Yağmur yağar hastalı
Profosör çıkardı
Köyümüzde Ustalı. 

Yapılmayı bekliyor           
Köy suyunun gözesi.       
Dağlardan selam verir    
Abbaslı Mahallesi.            

Bir sivilce çıktımı        
Acıyor bedenimiz.    
Oy korkusundan gitti. 
Kilise Belenimiz.        

Tapu Haydarlı yazsa
Sizlerle kaplerimiz.
Nerdensiniz derlerse
Kimliği gösteriniz.

Söz: Ahmet Torun Emekli Öğretmen 

           Sitemizin siz değerli okurlarının, yaklaşan Kurban Bayramını kutlar; sağlıklı, mutlu bir yaşam geçirmenizi cani gönülden temenni ederim.           Hoşca kalın. Sağlıcakla, Sağlık Köylü kalın.