Gacaru Gıranından

Merhum Gacaru Osman Amca, Çürükeynesil Köyü’nde doğmuştur. Sağlık Köylü olarak yaşamış, Cillioğlu Mahalleli olarak Hakkın rahmetine kavuşmuştur. 

          O da, Çürükeynesil kültürüyle yetişmiştir. Şakacı, esprili, nüktedan, taşlamalı kişiliğini ömrünün sonuna kadar hiç bırakmamıştır. Osman Amca’ya “Neden bu kadar hızan kazandın?” diye sorulduğunda, “Bizim evin pencereleri  Kıble’ye bakıyor” cevabını vermiştir. 

          Osman Amca, babası ile dargın kişilerle konuşurken, “Nasıl aranızda  bi düzelme var mı?  Bohçalı da ki Memet Hoca’yı met ediyorlar, bi iyilik muskası yazdırsanız bari” dediğinde, “Osman Emi, faydası olmaz ki” cevabı aldığında “ölse de kurtulsanız bari, ne çıkmaz canı varmış” dediğini hatırlarım.

          Kahvenin kapısında köylüler konuşuyor. “En iyisi insan sağlığında yerini çocuklarına pay etmeli.” Osman Amca: “Bende öyle düşünüyum ama, bizim Amet, hiç aradan çıkmıyu. Ötekilerin yerini denk getiriyum, Amedinkini denk getiremiyum.” 

           Damadı  Arslan Abi, Osman Amca da misafirdir. Kemerin altında hep O konuşmuş, kimseye fırsat vermemiştir. Yarın olmuş, çarşıda Osman Amca’ya soruyorum. “ Arslan Abi ile akşam neler konuştunuz?” diye. “Millet konuştu, O dinledi diyor, Mübarek, senin de ağzından iki laf çıksın, kemerin altında somurdu durdu, bize dargın mıydı, ben de anlıyamadım, ağzından saatte bir kelime ya çıkar ya çıkmaz.” diyor. 

          Oğlu Adem, arabasını devirmiş, kaza yapmış. “Osman Amca, geçmiş olsun, gelen mala gelsin, cana bir şey olmasın” diyorlar. Osman Amca, “Mala da zarar gelmezde, araba kuş gibi, bizim Adem de kuş gibi, rüzgar savuruyor. Söyleyin arabanın arkasına koca gambalak   guysun.” Konuşmaya devam ediyor. “Adı da Peygamber adı, adına zeval gelmesin.” 

         Ahmet Abi, taksisiyle köye gelmiş. Osman Amca’ya soruyorlar. “Gözün aydın, oğlun geldi. Artık O’nun arabasıyla çarşıya gider gelirsin.” Osman Amca’nın cevabı “Bizim Ahmet’in arabası lausalı.”

          Mahallede çok yaşlı insanların olduğu konuşuluyor. Azrail mahalleye dadanırsa pek çıkmaz. Osman Amca, “Ölüm Allah’ın emri. Biz ölsek zarar etmez, yeter ki Tıkıcın Yusuf ölmesin,  O’nun yokluğunu çok ararız” diyor. 

           Merhum Gacaru Halil Amca,  Çürükeynesil Köyü’nde doğmuş, Sağlık Köylü olarak yaşamış, Cillioğlu Mahalleli olarak  Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Halil Amca da Çürükeynesil kültürüyle yetişmiştir. Orta okul ve lise yıllarında yolda  karşılaştığımızda  en çok sohbet ettiğimiz insandır. Halil Amca, anlatıyor : “Çocukluğumuzda devlet malı deniz, yemeyen domuz diyorlardı da anlıyamıyorduk. Şimdi yeni yeni başladık anlamaya.” “Bizim büyüklerimiz, bize devlet malının ne olduğu öğretmemiş ki sadece su yolunu öğretmişler. Git çeşmeden bi güğüm su al da gel, biz onu biliyorduk.” 

        Yılmaz’ın ( Sefa ), ilçemizde doktorluk yaptığı yıllar. Çubuğun Kahvesinde Halil Amca’yı sorandan geçilmiyu. “Doktora söyler misin, beni iyi muayene etsin. Bizim oğlana 20 gün rapor alıcaz, haberin olsun. Biz vallahi böyle insan görmedik, helal olsun sana. Halil Amca, sıkılmış, gına gelmiş, bunalmış. Doktorlukla ilgili sorulan sorulara verdiği cevaplar: Has yenim, ben doktorluktan moktorluktan anlamam. Reçete yazmasını bilmem.  Eskiden garnımız ağrıdı mı, anam bi bardak şeker şerbeti yapar biz de içerdik. 

         Halil Amca’ya biri bir gün oğluna rapor istemek için gelir. Halil Amca, “Nesi var  oğlunuzun” der. “Ciğerinden rahatsız” der adam. Halil Amca “Valla bizimkinin branşı değil, Ciğer işine Gacaru Hacı ile Osman bakıyu” der. Yılmaz uzmanlığa gittikten sonra beni tanıyan kalmadı diye de eklerdi. Gacaru Gıranı’nda güzel insanlar sadece bunlar mıydı ? Elbette hayır. Gacaru İsin Amca, Gacaru Nuri Amca, lazın  Ali Amca, Hacının Ali Amca  bunların anılarını hikayeler bölümünde yazacağım.          Tüm merhumlarımızı saygıyla, rahmetle anıyorum.